Ana içeriğe atla

Yaradılıştan/Ebediyete Yolculuk.

 

Zalim kaptanın, güzel kızı.
bana El-Latîf’in en gizli, en tatlı lütfuyla gel…
Deniz köpüğü kadar çok günah taşıyan
o kırılgan, o eşsiz güzel ruh,
kalbimin en derin limanına salimen gel…
Tövbeni binlerce kez bozmuş olsan da
El-Afüvv’ün sonsuz affıyla
yüreğini benimkine yasla,
gözyaşlarını sileyim,
Bebek Aşiyan’ın yıldızlı gecesinde
Kız Kulesi’nin sessiz tanıklığında gel…
İstiklal madalyalı İnebolu’dan,
Savarona’nın beyaz kanatlarında
seni arayarak geldim.
Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında
adını fısıldayarak,
senin hasretinle yanıp tutuşarak geldim.
Şimdi Boğaz’ın tam kalbinde,
Kız Kulesi’nin aydınlığında bekliyorum seni.
Sen Galata’nın eski kulesinden
ben bu yalnız kuleden
gözlerimizle, ruhlarımızla
derin bir aşkla selamlaşalım.  Martılara simit atarken
Haydarpaşa’nın rüzgârında
saçlarınla oynaşsın İstanbul’un meltemi.
Üsküdar’dan yükselen ezan sesi
ikimizin kalbine birden insin,
birlikte amin diyelim.
Geçilmez Çanakkale’den,
“Dur yolcu!” nidalarına aldırmadan,
Seyit Onbaşı’nın imanıyla,
Şerife Bacı’nın fedakârlığıyla geçelim.
Cebelitarık’tan Endülüs’ün yanık toprağına
kırmızı karanfiller savururken
o eski aşkın, o kadim hasretin
içimizde yeniden yeşermesine izin verelim.
Ambargo konulan Hürmüz’den
inadına, cesaretle, sevda ile geçelim.
Her dalgada seni,
her fırtınada Rabbimin rahmetini
daha derin hissedelim.
Seven sevdiğiyle kavuşsun diye,
âlemlere rahmet olsun diye yaratılan
o tertemiz, o şeffaf Nura
birlikte, el ele, gönül gönüle
yürüyelim… 
Ey sevgili,
günahlarım senin bakışınla erisin,
tövbelerim senin dualarınla kabul olsun.
Kız Kulesi’nden Galata’ya,
oradan Kudüs’e, oradan Harem-i Şerif’e
kalplerimiz bir köprü olsun. 
Bütün denizler bu ilahi aşkta birleşsin.
Bütün yaralı ruhlar
bu “gel” sesinde şifa bulsun.
Sen gelince fırtınalar dinsin,
sen gelince içimdeki karanlık
El-Latîf’in nuruyla aydınlansın. Gel…
Ruhumun en mahrem köşesine gel…
Hem dünyevi hem uhrevi bu sevgide
bana eşlik et,
beni affa,
beni huzura,
beni O’na ulaştırasın.
Gel ey güzel…
Denizlerin ötesinden,
günahların ötesinden,
zamanın ötesinden
kalbimin ebedi limanına
salimen gel…

İmza
Seyit Onbaşı’nın manevi torunu Pınar
ve Şerife Bacı’nın manevi torunu Salim

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pınar..

[P]osterlerini astım odamın her tarafına [I]raklara gittin gözümü bıraktın yollarda [N[eden bıraktın burda ki beni bir başıma [A]rtık mutlu olamam ben senden sonra [R]ahat ol beddua edemem ben sana…

Boşun.....

 Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor Bütün kara parçalarında Afrika dahil Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma Yatakta yatmayı bildiğin kadar Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler Boşun..... Cemal Süreya